Makaleler

Grande >> Makaleler

İSTANBUL’UN EN GÜZEL KÖYÜ ‘’REŞADİYE’’

Tarihimizde 93 harbi diye bilinen Osmanlı-Rus harbi döneminde; Batum Sancağı, Hopa ilçesinden, Payitahta göç etmek zorunda kalan 9-10 Laz Muhacir aile tarafından (Demir-Akyılmaz-Özçelik-Atay-Genç-Baltacıoğlu-Balcı-Erenoğlu-Baltacı) 143 yıl önce kuruldu Reşadiye köyü… İlk kurulduğunda Laz Köy ismini alan Reşadiye, daha sonra dönemin padişahı İkinci Abdulhamid Han’a ithafen isim Hamidiye diye değiştirildi, ancak Abdulhamid Han’ın tüm muhacirleri geri Anadolu’ya gönderme politikası yüzünden köyün tüzel kişiliği bu dönemde tanınmadı. Sulan Reşat dönemine kadar köy olarak kabul görmeyen Reşadiye, köylünün yoğun çabası ile, Sultan Reşat tahta çıktığında, köyün tüzel kişiliğini kabul etti. Köylü sultana hürmetlerini bildirmek adına köyün adını Reşadiye olarak değiştirdiler.
Devam →

VİRÜS ARSA VE VİLLA FİYATLARINI UÇURDU

Ekonomik durumu villa almaya müsait olmayanlar ise kendi evini yapmak için kolları sıvadı. Şehrin biraz daha dış tarafında, ulaşımı kolay köylerden tarla vasfında bir yer alıp mütevazı bir ev yaparak kalan bahçesinde tarım ve hayvancılık yapma derdine düşen vatandaş arazi bulmakta zorlanıyor. Çünkü orta gelir gurubunun alabileceği araziler henüz planlamamış veya yanlış planlanmış durumda. Burada orta ve dar gelirliyi de düşünerek bir planlama yapılmalı. Her zaman söylediğimiz gibi plan yapılırken bir taşla iki kuş vurulmalı. İstanbul çevresinde tarım alanı diye planlanan, ancak %90’nında tarım yapılmayan, hiçbir zaman da yapılmayacak olan alanlarda; bir çiftlik evi yapmaya müsaade edilmeli. Buna göre yol, su elektrik alt yapısı hazırlanmalı. 1000m² bir arazinin 100m² sine ev yapılsa geri kalan kısmı tarım ve hayvancılık için kullanılır. Bu durum daha büyük tarlalar içinde geçerli olmalı. Böyle bir planlama ile 40 yıldır önüne geçilemeyen kaçak yapılaşma engellenir. Çok verimli olmayan arazilerde bile tarım yapılır, ekilir- biçilir...
Devam →

ÇEKMEKÖY İMAR PLANLARINA AKILCI ÇÖZÜMLER GEREKLİ

Belediyeler insan yaşamındaki değişime ayak uydurmak zorundadır. Şehrin dokusunu bozmadan, doğaya zarar vermeden, insan yaşamını kolaylaştırıcı, sağlam bina stokunu arttırıcı, alt yapıyı güçlendirerek, imar planlarını ve plan notlarını akılcı yaklaşımlarla güncellemek zorundayız...
Devam →

TÜM FABRİKALARI İSTANBUL DIŞINA ÇIKARMAK YANLIŞ

İstanbul’un kuzey ve güneyindeki kenar ilçelerine çok güzel otoyollar yapıldı, ulaşım kolaylaştı. Avrupa şehirlerinde olduğu gibi canlıya zarar vermeyen, bacasız imalathaneler, tekstil fabrikaları, depolar bu bölgelerde yapılmalıdır. Şehir insanı buralarda istihdam edilmelidir...
Devam →

Taşınmaz Ticareti Hakkında Yönetmelik Beklentilere Cevap Verebildi mi ?

Gelişmiş ülkelerde olduğu gibi meslek yasa ile korunmalıdır. Mesleğe profesyonel bir kimlik kazandırarak zamandan tasarruf etmek, karlılığı arttırmak mümkündür. Gelişmiş ülkelerde en kıymetli 5 meslekten biri olan emlakçılık ülkemizde de hak ettiği saygınlığa kavuşmalıdır. Bu durum meslek temsilcileri ile devletin el birliğiyle sağlanabilir…
Devam →